13 Aralık 2013 Cuma

Drama bağladım bugün :=)

Önümüzdeki bir kaç ay sonra Kore'de ki 4. yılıma girmiş olacağım ...
Bana ara ara soruyorsunuz ''hiç burda , taa dünyanın bir ucunda ne işim var dediğin oldu mu ? '' 
Şükür olmadı !.... iyi ki gelmişim dediğim çok oldu ama ... 
Umarım  bir 50- 70 yıl boyunca da o soruyu sorma ihtiyacı duymam kendime ... 
Başlarda hayli önyargı krizlerim, kültüre adapte olamadığım için beni ve eşime hop hop hoplatan sinir krizlerimiz oldu ne yalan söyleyeyim .... 
ama Allah'ın yardımı ile üstesinden geldik . Şuan en sağlam kore ajummasından daha da bir ajummayım :)


Yalnız şunu biraz açayım ... İyi ki gelmişim dediğim çok oldu cümlesini.... Kore'yi şahane bir ütopya sananların hayallerini kamçılamak istemem .... Ayrıca böyle söylediğim için hemen bana uyuz olmayın , elbette kore'ye hayran olmak kötü bir şey değil ve ben tek hayali kore olanlara antipati besliyor değilim. Sadece o hayalleri sırtlanıp gelenlerin kırıkları toplayıp gidişini çok gördüğüm , incinenleri duyduğum için siz böyle olmayın istiyorum . Yoksa siz koreyi sevmişsiniz, tek hedefiniz bu olmuş , gelmiş burda yaşamışsınız bana ne , bilakis burdaki türkler çoğalırsa benimde arkadaş çevrem genişler ,türk malları satışı çoğalır...  Ben kötü hırsları , çirkin hasetleri olan biri değilim .. Küçük hesaplar peşinde koşmam . Beni yakından tanıyabilseniz böyle olduğunu görebilirdiniz .... Hayır , çok makbul , aman aman mükemmel bir karakterim var demiyorum .. sadece kendime , benliğime olan saygımdan dolayı bu tarz şeyleri kendime yakıştıramıyorum .... 


Öncelikle bu iyiki gelmişim  nidası kesinlikle Kore'nin harikalar diyarı  ya da hayaller ülkesi olduğu için değil. 
Tamamen benimle, kendimle ilgili . Eşim ve Dori ile ilgili. Burda mecbur kaldığım için (olumlu yönde) değişen karakterimle ilgili, gelişen iletişim yeteneğim ve ''ben'' kibirimin törpülenmesiyle ilgili, farklı bir kültürle yoğurulmakta olduğum için gelişen bakış açımla ve damak tadımla ilgili... Ve dahası tabiki. 

Kore dünyanın en gelişmiş 3 ülkesinden biri. Bunun getirisi olarakta hayat standartları ve yaşam düzeni Türkiye ile kıyaslarsak ki kıyaslamayalım :) çok  daha yüksek bir ülke ancak dışardan bakıldığında görülemeyen, ancak içine girdiğinizde idrakına vardığınız bir dolu bizim kültürümüzde uyuşmayan eksileri var . Şimdi yine ''içki sarhoşluk'' gibi aynı lafları temcit pilavı gibi ısıtıp ısıtıp size sunmayacağım. En basitinden, ayak tırnaklarını yemek yenen sofraya uzatıp keseni, hem cinsler arasında hiç bir mahremiyet olmamasını , yemek yerken ayaklarını ,burnunu , mahrem yerini kaşıyıp aynı elle yemek yiyenleri, pis pis balgam atıp tükürmenin kusmanın normal karşılanması, tuvalette taharet alınmaması , tuvalet sonrası el yıkanmaması , yatak nevresimlerinin yerlerde gezmesi, yastıklara ayakla basılması gibi bir çok örnek verebilirim. 

Mesela birinin evine yemeğe davet edildiniz , oturmuş sofrada yemek yiyorsunuz ama karşısındaki evin sahibi adam yemek yerken ayakları ile oynuyor , ayak parmaklarını sıvazlıyor ve o elle tekrar yemeğe dokunuyor . Kimse de  iğrenmiyor .... İştahınız kalır mı ? ben de kalmıyor ,sofrada aman şuna dokundu ,buna dokundu sakın yemeyeyim diye , ya da eliyle bana birşey ikram ettiğklerin ben alırım zahmet etmeyin diye kaçak göçek savaştığım çok olmuştur .....  tabiki bütün koreliler böyle değil , senden benden temiz titizi de var , misal kayınvalidem çok titiz .. bunun ayırımını yapabileceğinizi umuyorum... 

Böyle bir eleştiri yapınca hemen ''türkler de şöyle şöyle , pis kokuyor, tacizci, banyo yapmıyor '' vesair gibi savunmalar geleceğini biliyorum . Elbette milletimiz öküzlerinin hatırı sayılır derece de çok olduğunu ben de biliyorum ! taşıtlarda Leş gibi kokan ve milleti kusma krizlerinize sokan hıyarların olduğunu biliyorum ! Ama bizim milletimizde sofrada yemek yerken adam ayağını elleyip dursa, kıçını , pipisini kaşısa elini sokup hem de misafir varken mutlaka ev hanımı o an adama uçan bir yumruk göndermekte hiç tereddüt etmezdi ....  

yalnız burda bilhassa önemle altını çiziyorum . Yapmaya çalıştığım Korelileri eleştirmek değil, (her ne kadar eleştirisel cümleler kullanmış olsam da çünkü bizim kültürümüzde yukarda bahsettiğim şeyler ''pis'' olarak adlandırıldığı için ) bize ters,pis gelen , yanlış gelenin onlara normal geldiğini söylemeye çalışmaktan ve bunun işte o kültür farkı dedikleri şey olduğunu vurgulamaktan başka bir amacım yok ..... 

Herşeyden geçtim. Kore şöyle Türkiye böyleden geçtim.... burda yaşarken insanın içinde bir burukluk kalıyor hafiften ,her ne kadar Kore'de yaşamayı çok seviyor olsanız da .... Annen , kardeşin , ablan bilmem kim,  orda her bir günü sensiz geçiriyor , gün be gün yaşlanıyor ama yüzüne düşen kırışıkların hiç birine , hiç birinde ki anlama ortak olamıyorsun ..... 

Çocuklar büyüyor büyümelerine tanık olamıyorsun ... Sonra facebookta resimlerini görünce '' woah ne kadar büyümüş bu'' diye kalıyorsun ..... 
Ülkenin gündemini, olup biteni , beraber çay çekirdek yiyerek dizi seyretmenin keyfinden bile mahrum kalıyorsun ...
Elbette değmez mi ? değer tabiki hayat arkadaşını bulmuşsun , ayrıca 27 yıl zaten gündemini takip edip yaşadığın ülkenin Tvsinde ne reklamı çıktığını görmesen ne olur canım dediğinizi şimdiden görür gibiyim. 

eksiklik değil elbette ama insan uzak hissediyor içinde biryerler de ... Bunu 3 aylığına koreye gelipte kalmakla anlayamazsınız ...  Kore'ye geldiğim ilk 5 ay zaten şahanelikten etrafıma bakarken tepe taklak yere kapaklanıyordum bırak bunları düşünmeyi . 

Şimdi de şahane elbette .... olmazsa zaten burda yaşamanın tadı olmazdı . sadece o şahaneliğe rağmen içinde bir yerlerde sensiz geçip giden ama senin oraya ait olduğun bir uzaklık kalıveriyor. 

çok mu dram yaptım bugün :) sanırım anneme geçen ''zeytinim bitti '' diye konuşma arasında çıtlatıverdiğim için annemin benden habersiz yine kutu hazırlayıp gönderdiğini duyduğum için biraz melankolikleştim bugün ...

Kendi annem de ...
Serpenciğimin annesi, yanılmıyorsam adı ayşe teyzeydi. 
Rukiye'nin annesi de beni takip ediyorlarmış .
Hepinize selamlar , ellerinizden öperim. 
mantı partisi yapınca beraber video çekip size öpücük yollayalım olur mu :)  



13 yorum:

  1. Öğrencilik hayatında bir ay ayrı kalınca bile bu burukluğu yaşıyorsak, senin başka bir ülkede, başka bir kültürde, ailenden uzak bu burukluğu nasıl yaşadığını hesaplayamayız bile...Benim de Kore'ye gitme hayalim var ama öyle yerleşme gibi bir düşüncem yok, sadece merak; gezeyim göreyim yeter.Bir de merak ettiğim bir şey var hiç mi Türkiye'ye gelemiyorsun?

    YanıtlaSil
  2. Çok güzel bir yazı olmuş..Bence güzel ifade etmişsiniz..bakii selamlar..gül..

    YanıtlaSil
  3. Çok güzel ve açıklayıcı bir yazı olmuş. Teşekkürler.. Şerife ^^

    YanıtlaSil
  4. Ne kadar güzel yazmışsın :)

    YanıtlaSil
  5. tesekkur ederim yorumlariniz icin :) bu 3 yil icinde 2 kere ben turkiyeye gittim , 3 defa annem geldi koreye. aslinda benim yazida bahsettigim ozlem degil , beraber artik gunu paylasamamakti .

    YanıtlaSil
  6. çok güzel anlatmışsın. bu kadar ayrıntılı anlatımda hala yanlış anlayanlar varsa diyecek söz bulamıyorum, eline sağlık ablacım :) :)

    YanıtlaSil
  7. Ellerinize sağlık. Cok cok guzel bir yazi olmus.Bu dediginiz boslugu ve gecip giden zamanin birseyleri kacirdiginiz hissini yaratmasini cok iyi anliyorum. Gorumcem de Isvecte yasarken ayni seyi soylerdi. Ama en onemlisi eger buna degiyorsa yada etrafinizda degecek insanlar varsa bunlar aşılır. Cünkü bence nerede oldugunuzdan cok kimlerle oldugunuz onemlidir huzur icin. Ve bence huzur hayatta sagliktan sonra en onemli sey. O yuzden illa Koreye gidecegim diye tutturanlar gercek huzur ve mutlulul nerede ise oraya gidecegim deseler daha dogru olacak.

    YanıtlaSil
  8. harika bir yazıydı kimi zaman duygulandım kimi zaman ıyyy dedim kimi zaman da güldüm yazı için teşekkürler

    YanıtlaSil
  9. Ablacm gercekten cok duygulandm okurken Hele,o kirisikliklarin anlamina vaki olamamak kisminda cok uzuldum...Ben de gurbetcydm biliyorsn,okul bitti ve bir ay once dondum trye..Ama bilemedim Ben aslinda Trden uzakta gurbettemiydm yoksa tr de mi gurbetteyim,annemi her Sene geldigmde biraz daha yaslanms bulmak...cevreye olanlara alismak...insani garip bir histe birakiyor...seni cok iyi anliyorum...annemin gulusunu gormek herseye bedel ...insan bunu daha iyi anliyor gurbetteyken..Allah beni saliha evlat eylesin ona karsi...ve bu niyette olan tum arkadaslari da onlardan sonra arkalarinda bir sadaka-i cariye olalm ins,onlara verebilecegmz en guzel hediye bu olur belki...saglicakla kal ablacm,tr cok soguk oralar daha da soguktur dikkat et kendine olur mu?언니,오래오래 행복헤 살아용~~화팅!

    YanıtlaSil
  10. işte gerçek duygular buna özlem derler ne yaparsan yap o yaşadığın sevinç dolu anların eskisi gibi olmuyor her zaman istemesen de bir eksiklik olduğunu hissediyorsun:/, bende öğrenciyim ve memleketimden yani ailemden uzağım ne kadar yaşadığın yere alışsan da belki hayalini kurduğun anları yaşasan da hiçbir şey daha önceki sevinçlerin yada üzüntülerin gibi olmuyor hayatında ki sabit doğrular gidiyor, ruhunda yer edinmiş sabitlenmiş yersiz tavırlarını görüp ne kadar yanlış olduğunu fark ediyor insan....çok güzel bir yazıydı teşekkürler...., bu arada yukarıda yazdıklarım kendim için geçerli yorumlardır^^

    YanıtlaSil
  11. merhaba , ne kadar guzel seyler yazmissiniz . anlasilabilmek cok guzel bir duygu . samimi ve guzel yorumlariniz icin tesekkur ederim :)

    YanıtlaSil
  12. Kesinlikle katılıyorum ablacım. Daha önceki bloglarından da seni (az da olsa) tanıdığım kadarıyla eskisine göre daha da adapte olmuşsun oraya. Zaten kendin de demiştin eskiden hep önyargıyla bakarken şimdi kendi insanım gibi savunuyorum diye (yada ona benzer bir cümleydi yalan olmasın şimdi)
    Sadece Kore'ye değil, ülkeniz gençleri -ki gençliklerine veriyorum- yabancı ülkelerdeki hayatın hep tozpembe olduğuna inanıyor. Bana Kore'de hep öyle dizilerdeki gibi yakışıklı çocuklar mı var? diye soran çok kişiye rastladım. Her ülkede iyi insanların olduğu gibi kötülerinin de olabileceğini, kafamıza uyan insanların olduğu gibi tamamen zıt insanların olabileceği gerçeğini göz ardı eden insanlar var. Bunun ayrımını gerçekten iyi yapmak gerekiyor. Ben gerek sizden edindiğim bilgiler gerek kendi araştırmalarım gerekse Kore'deki arkadaş çevremden öğrendiklerimle bana yöneltilen soruları cevaplamaya çalışıyorum. Ama ablacım bunu samimiyetle söylüyorum ki yazıların Kore'nin o kadar olağan, o kadar gündelik yanını bize yansıtıyor ki. Eminim bunlardan doğru bir şeyler çıkaran insanlar vardır.
    İşte uzak bir yerde olunca özlem giriyor ya devreye o çok kötü. Benim dayım Almanyadan sırf facebooktan bize yetişmeye çalışıyor. Sırf ona özel adres aldım gündelik tüm fotoğraflarımı da yükleyebileceğim aile hesabı oldu. Özlüyor insan haliyle. Ama eşine de helal olsun oradaki hayatı nasıl güzel kıldıysa senin için, bu özlemle başaçıkma gücü veriyor sana. Maşallah diyeyim :) Nazar değmesin de benden bilme ;)

    YanıtlaSil

Yorumunuz onaylandiktan sonra gözükecektir